Tropikal Serada ‘Yapay Zeka’ Dönemi
İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğrencisi İlay Ülker, 16 dönümlük alanda kurduğu tropikal meyve serası için yapay zeka tabanlı özel bir otomasyon sistemi geliştirdi. Mühendislik eğitiminde kazandığı donanımı serasına taşıyan Ülker, bu sayede bitkilerdeki kök çürümesi, mantar ve ani pH değişimlerini yapay zeka ile kontrol altına aldı. Bitki hastalıklarını ve riskleri önceden tespit edip verimliliği artırdığını söyleyen Ülker, "Sistem, benim verdiğim komutlarla birlikte oluşabilecek potansiyel riskleri sıralıyor. Doğruluk oranı ise yüzde 90" dedi.
İzmir-Bodrum yolu üzerindeki serasında pitaya (ejder meyvesi), passiflora, mango ve avokado gibi katma değerli ürünler yetiştiren Ülker, "Aslında her şey, benim kendi yolculuğumla başladı. Kendi sağlıklı olma isteğim, fit vücuda kavuşma arzum doğrultusunda çok okudum, çok araştırdım. Ardından ketojenik yaşam, longevity, wellness gibi kavramlarla tanıştım. Sonrasında bir şirket kurarak ilk adımımı attım. Devamı, tropikal meyve serası şeklinde geldi. Seraların temel problemi olan kök çürümesi, mantar ve ani pH değişimlerini yapay zeka ile kontrol altına aldım. Sistem, topladığı verileri analiz ederek oluşabilecek riskleri renk kodlarıyla raporluyor. Kırmızı, yüksek risk; sarı ise düşük risk anlamına geliyor. Uzaktan erişim sayesinde dünyanın her yerinden seradaki durumu takip etmek mümkün" dedi.
'TROPİKAL MEYVELERİN, GLİSEMİK İNDEKSİ DÜŞÜK'
Türkiye'nin tropikal meyve ithalatından ihracatçı konumuna geçtiğini vurgulayan genç girişimci Ülker, özellikle düşük glisemik indeksli meyvelere olan talebin son 2 yılda hızla arttığını ifade etti. Ülker, "Beslenme ile ilgili pek çok bilinen yanlış var. Aslında meyve tüketirken şeker oranından ziyade, glisemik indeksin dikkate alınması gerekir. Tropikal meyveler, glisemik indeksi düşük olduğu için tercih edilir. Örneğin ejder meyvesi diyabet tedavisinde bile kullanılan bir meyve" diye konuştu.
“POTANSİYEL HASTALIKLARI SÖYLÜYOR”
Sistemin dikkat çekici özelliklerinden birinin görüntü işleme teknolojisiyle ilgili olduğunu ve bitki yapraklarındaki en küçük renk değişiminden hastalıkların teşhisini yapabildiğini ifade eden Ülker, sisteme kaydolan ziraat mühendislerinin de fikir alışverişinde bulunabildiğini belirttti. Ülker, "Tam otomatik seralardan sisteme otomatik entegre olabilen sıcaklık, toprak nemi, ortam nem dengesi gibi değerler var. Sistem, yapay zeka yardımı ve benim ona verdiğim komutlarla birlikte oluşabilecek potansiyel riskleri sıralıyor. Görüntü işleme kısmına da bitkinin fotoğrafını yüklediğinizde, yeşilliğine ve kuruluk durumuna göre yaprakta oluşabilecek potansiyel hastalıkları da söylüyor” ifadelerini kullandı.
DİĞER SERA SAHİPLERİ DE TAKİPTE
Başlangıçta kendi kullanımı için geliştirdiği bu inovatif sistemin, bölgedeki diğer üreticilerin de ilgisini çektiğini dile getiren Ülker, manuel ve otomatik veri girişine imkan tanıyan bu yapay zeka çözümünü, gelecekte diğer sera sahiplerinin de kullanımına sunmayı hedeflediğini sözlerine ekledi.
