Güllaç ile Hurma Buluştu
İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğretim Görevlisi Aypar Satı, ramazan ayının geleneksel lezzeti olan güllacı daha sağlıklı olduğu için rafine şeker yerine, kendi yaptığı hurma suyuyla hazırlıyor. Osmanlı’nın saray lezzetleri arasında yer alan güllaç, suyla karıştırılan mısır veya buğday nişastasının tavada pişirildikten sonra kurutulmasıyla elde ediliyor. Satı, normalde rafine şeker ile yapılan güllacı, üniversitenin mutfağında işlemden geçirdiği hurmalar sayesinde elde ettiği hurma suyu ile farklı bir lezzetle sunuyor.
30 DAKİKADA PİŞİYOR
Çekirdeğini çıkardığı hurmaları önce küçük parçalara ayıran Satı, yumuşayıncaya kadar en az 30 dakika pişiriyor. Yumuşayan hurmaları mutfak robotunda parçalayan Satı; bir tülbent yardımıyla hurmayı, suyundan ayırarak süzüyor. Satı, elde ettiği hurma suyunu, süt ve gül suyu ile karıştırarak sıcak bir şekilde, tepsiye kat kat koyulan güllaç yapraklarının üzerine döküyor. Fındık, ceviz ve badem gibi iç ve süsleme malzemelerinin konulmasının ardından güllaç, servise hazır hale geliyor.
“DAHA SAĞLIKLI OLDU”
İEÜ Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğretim Görevlisi Aypar Satı, güllaç ve hurmanın Ramazan ayının vazgeçilmez iki geleneksel lezzeti olduğunu söyledi. Pek çok geleneksel tatlı gibi güllacın da genelde rafine şeker ile hazırlandığını belirten Satı, "Hurma suyu halihazırda çeşitli tatlı reçetelerinde ana tatlandırıcı unsur olarak kullanılabiliyor. Bu doğrultuda güllacı, iftar sofralarının vazgeçilmez bir simgesi olan hurma suyuyla hazırlayarak, en az orijinali kadar lezzetli ancak çok daha sağlıklı bir versiyonunu yapabiliriz” dedi. Satı, tatlılarda kullanılan rafine şekerin vücutta sağlık açısından birçok hastalığa neden olduğunu da aktardı.
“ÇABUK ACIKMAYI ENGELLİYOR”
Hurmanın, içeriği zengin bir besin olduğunu ifade eden Satı, şunları kaydetti: "Hurma bilindiği üzere gerek antioksidan içeriği, gerekse de magnezyum, potasyum, demir ve bakır gibi mineralleri içermesi bakımından sağlığa oldukça yararlı. Rafine şeker ise, glisemik indeksi oldukça yüksek bir ürün. Dolayısıyla tüketildiğinde kan şekerinin çok hızlı bir şekilde yükselmesine ve ardından düşmesine neden olmakta. Bu nedenle, rafine şeker tüketimi çok çabuk acıkmaya neden olurken, kilo alımı ve çeşitli hastalıklara da davetiye çıkarmakta. Ancak glisemik indeksi görece düşük olan hurma gibi doğal alternatif tatlandırıcı ürünler, bunun önüne geçme ve daha çabuk acıkmayı engellemede önemli bir role sahip olabilir."
BAL VE PEKMEZ DETAYI
Satı, Osmanlı mutfağında rafine şeker kullanılmadığı dönemlerde aşçıların güllaç yaparken bal ve pekmez gibi alternatif tatlandırıcıları kullandığını hatırlattı. Hurma suyundan yapılan güllacı yiyenlerin ilginç bulduğunu anlatan Satı, "Rafine şekerle hazırlanan güllaca kıyasla damakta biraz daha az tatlı bir his bıraktığı söylenebilir. Görseli ise içeriğinde hurma suyu kullanılmasından dolayı biraz kahverengi ancak lezzet olarak yine güllaç sevenleri oldukça tatmin ediyor" dedi.
“SÜTLÜ TATLILARDA DA KULLANILABİLİR”
Hurma suyunun evde pratik bir şekilde yapılabildiği için diğer sütlü tatlılarda da kullanılımının oldukça kolay ve sağlıklı olduğunu dile getiren Satı, okulda da öğrencilerine daha sağlıklı ve doğal kaynaklı tatlandırıcılar kullanarak, tatlı reçeteleri geliştirebileceklerini tavsiye ettiklerini belirtti. Satı, sözlerini şöyle noktaladı: "Öğrencilerimize bu felsefeyi aşılamak istiyoruz. Yani klasik reçetelerden ya da bilineni aynen uygulamaktan ziyade kendilerini geliştirmelerini; bu gibi geleneksel reçetelerimizi daha sağlıklı ve fonksiyonel beslenmeye yönelik olarak dönüştürebileceklerini anlatmaya ve göstermeye çalışıyoruz. Bu, hem sağlık hem de beslenme açısından çok kıymetli."
